Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Orta Doğu’nun önemli merkezlerinden biri olan Abu Dabi’de bir araya gelerek iki ülke arasındaki barış sürecini hızlandırmak amacıyla kritik bir zirve gerçekleştirdi. Bu tarihi buluşma, uzun süredir devam eden Dağlık Karabağ sorununun çözümü ve iki taraf arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Abu Dabi’nin sunduğu diplomatik platformda gerçekleşen görüşme, dünya genelinde dikkatle izlendi.
İki liderin buluşmasında, bölgesel barışın sağlanması ve kalıcı bir işbirliğinin kurulması konularında pek çok görüşüldü. Aliyev ve Paşinyan, yaklaşık dört saat süren toplantıda, geçmişteki antagonizmleri geride bırakmak ve yeni bir başlangıç yapmak gerektiği konusunda hemfikir oldu. Abu Dabi, her iki taraf için nötr bir zemin sunarak daha yapıcı bir ortam yaratırken, birleşik bir diplomatik çaba ile Karabağ sorununun barışçıl yollarla çözülmesi için gerekli adımların atılması hedefleniyor.
Görüşme sonrası yapılan ortak basın toplantısında, iki lider de barışın sağlanacağına dair umut verici mesajlar verdi. Aliyev, ”Bölgedeki barış, sadece iki halk için değil, tüm Gürcü, Türk ve İranlılar için de büyük bir kazanım olacaktır.” diyerek, yapılan görüşmelerin önemini vurguladı. Paşinyan ise, “Sürecin ilerlemesi için dürüst bir diyalog ve karşılıklı anlayışın esas olması gerektiğini biliyoruz,” şeklinde konuştu. Her iki liderin de özellikle sosyal ve ekonomik işbirliklerinin artırılması gerektiği konusundaki görüş birliği, barış sürecinin sürdürülebilirliği açısından kritik bir öneme sahip.
Bu zirve, yalnızca Aliyev ve Paşinyan açısından değil, aynı zamanda uluslararası toplum için de yeni fırsatlar sunuyor. Birçok ülke ve uluslararası kuruluş, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmanın çözümüne yönelik destek sağlayarak barışın inşasına katkıda bulunmayı hedefliyor. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ve bölgedeki diğer ülkelerin desteği, sürecin olumlu bir yöne evrilmesinde büyük önem taşıyor.
Zirve sonrası yapılan açıklamalarda, hem Türkiye’nin hem de Rusya’nın bu süreçteki rollerine ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Türkiye, her zaman Azerbaycan’ın yanında olduğunu belirtirken, Rusya’nın ara bulucu rolü yeniden ön plana çıktı. Uzmanlar, bu devletlerin birlikte çalışmasının daha kalıcı bir çözüm getirebileceğine inanıyor. Ortadoğu ve Kafkaslar’daki karmaşık jeopolitik durum göz önüne alındığında, bu tür işbirlikleri barışın sağlanması için kritik bir önem taşıyor.
Özellikle geçmişte uzun süre devam eden çatışmalar, her iki ülke arasında derin yaralar açmış durumda. Ancak son görüşmeyle birlikte, muhalefetin söz konusu durumu olumsuz bir şekilde kullanmasının önüne geçmek amacıyla liderlerin atacağı adımlar büyük bir önem taşıyor. Barış görüşmeleri, hem toplumsal barışı sağlamada hem de ekonomik kalkınmada büyük bir etki yaratacaktır. Her iki halkın da birbirine güven duymasını sağlayacak mekanizmaların inşası, uzun vadede kalıcı bir huzurun temini açısından hayati bir öneme sahiptir.
Sonuç olarak, Aliyev ve Paşinyan arasındaki bu tarihi zirve, hem bölgesel dinamikler açısından hem de uluslararası ilişkilerde yeni bir dönem başlatabilir. Barış sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için tüm tarafların üzerlerine düşeni yapması ve kararlı bir şekilde müzakere masasında oturmaları gerekiyor. Umut ederiz ki, adaptasyon sürecine giren bu barış çabaları, iki ülke halkları arasında kalıcı dostluk ilişkilerinin gelişmesine zemin hazırlayacaktır.